blog-3838-b.jpg

AYAK VE AYAK BİLEĞİNE FİZYOTERAPİST BAKIŞI: AYAKLARIMIZ VÜCUDUMUZUN SÖZCÜSÜDÜR!


Ayak ve ayak bileği, vücudu yere bağlayan, dinamik bir yapıdır. Ayak ve ayak bileği biyomekaniği, birbiriyle ve alt ekstremitenin diğer bölümleri ile doğrudan ilişkilidir.
Düzgün ve stabil bir yürüyüş sağlayan ayak, kompleks yapısı ile değişik yüzeylerde vücut ağırlığının çok üzerinde yükü taşıyabilecek bir destek platformudur. Ayak bileği, vücut ağırlığını alt ekstremiteden ayağa transfer eder ve ayağın yer ile oryantasyonunu etkiler. Bu fonksiyonları yerine getirebilmek, ayak ve ayakbileği kompleksinin stabilite ve mobilite sağlaması ile mümkündür. Ayak, farklı ağırlık taşıma postürlerinde aşırı kas aktivasyonu ve enerji harcaması olmaksızın stabil bir destek sağlarken ve yürüyüşte etkili bir itme fazı gerçekleştirmek için kaldıraç kolu olarak görev yaparken rijit durumdadır. Yerle temas esnasında yeterli şok absorbasyonu gerçekleştirmek ve çeşitli zemin yapılarına uyum sağlamak için ise esnek hale gelir. Ayak, yürüyüşün her adımında şok absorbe eden esnek platformdan ileri itmeye elverişli rijit kaldıraç koluna dönüşür
 
Ayak Bileği Eklemi
 
 
Bacak ve ayak arasındaki bağlantıyı sağlayan eklemdir. Fonksiyonel olarak menteşe tip bir eklem olan ayak bileği eklemi, bacak ve ayak arasında sagital düzlemdeki ana hareketten, plantar fleksiyon ve dorsi fleksiyondan sorumludur. Lateral collateral ligamentler ve medial collateral ligament, eklem stabilizasyonunu sağlar ve sagital düzlemde meydana gelebilecek aşırı hareketi engeller. Statik olarak ayakta durma esnasında her bir ayak bileği eklemi vücut ağırlığının yarısını taşır.
 
Yürüyüşte Ayak ve Ayak bileği Hareketleri
Yürüme periyodu iki adım boyunca, bir ayağın yerle ilk temasından (topuk vuruşu) aynı ayağın yerle bir sonraki ilk temasına kadar geçen süredir. Yürüyüş periyodu iki fazdan oluşur: Duruş fazı ve sallanma fazı. Duruş fazı ayağın destek yüzeyi ile temasta olduğu süreyi tanımlar. Sallanma fazı ise alt ekstremitenin öne doğru sallandığı, ayağın destek yüzeyi ile temasının olmadığı fazdır. Duruş fazı normal yürüyüşte yürüme periyodunun %62’sini oluşturur. %38’ini ise sallanma fazı oluşturur.
Yürüyüş esnasında ayak ve ayak bileği hareketlerini incelemek için alt ekstremitenin diğer bölümlerine de bakılmalıdır.
 
Yürüme Analizi
 
Yürümeyi sayısal verilerle değerlendirmek ve yorumlamak için kullanılan yürüme analizi, günümüzde teknolojideki ilerleme ile birlikte kas iskelet sistemindeki araştırma ve klinik uygulamada tanı, tedavi planlaması ile tedavinin sonucunu ölçme ve izleme amacıyla giderek daha yaygın kullanılmaktadır.
Gelişen teknoloji ile birlikte ayak taban basınç ölçümleri, sensörleri olan bir platform, verileri toparlamak için bir bilgisayar ve görüntülemek için bir monitöre sahip sistemler kullanılarak, statik ve dinamik olarak yapılmaktadır.Kliniğimizde literatürde güncel olarak kabul edilmiş bilgisayarlı 3 boyutlu pedobarografik ölçüm sistemi kullanılmaktadır. Pedobarografik ölçüm statik ve dinamik olarak ayak taban basınçlarının ölçümünü yapan, ayak hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılabilecek objektif ve fonksiyonel bir yöntemdir. 
 
Vücut farkındalığı, yaralanma risklerinin belirlenmesi ve önlenmesi, ayak ve ayak bileği ile ilişkili problemlerin bağlantılı olabileceği diğer durumlar ile ilişkisinin belirlenmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması için günümüzde taban ve yürüyüş analizinin önemi giderek artmaktadır. 
 

Arama Yap

+
doitLoad