blog-3838-b.jpg

 

AYAK BAŞPARMAK ÇIKINTISI (HALLUKS VALGUS/BUNYON DEFORMİTESİ)

 

Bu haftaki blog yazımızda ayak baş parmağında sık görülen Hallux Valgus deformitesinin etiyolojisi, değerlendirilmesi, sınıflandırılması ve tedavisinde konservatif yöntemlerini literatür çalışmaları ile inceleyeceğiz.

 

Ayak anatomisi, yüklenme mekanikleri ve hastalıkları ile vücudun diğer bölgelerine göre daha karmaşıktır. Başparmak ise ayağın hem yeterince hareketli olan kısmıdır hem de yere transfer edilen kuvvetin zaman zaman %90’ına kadar olan bölümünü yüklenen özelleşmiş bir kısmıdır. Başparmakta yaşanan her türlü hastalık, günlük yaşam kalitesinde ciddi bozukluğa yol açabilir.

 

Halluks Valgus; günümüzde gittikçe artan bir sıklıkla rastlanan, müdahale edilmediği takdirde hastanın günllük aktivitelerini ileri derecede kısıtlayan, ayağın estetik görünümünü bozan, ağrılı ve akut bir ayak başparmağı hastalığıdır.

 

 

 

Halluks Valgus (HV) deformitesi ilk olarak 1871'de Carl Huster tarafından tanımlanmış ve birinci parmağın abduksiyon kontraktürü ve laterale deviyasyonu olarak tarif edilmiştir. Halluks valgus deformitesi, kelime anlamı itibariyle ayak başparmağının dışa açılanması olarak nitelendirilmesine karşın kompleks bir deformitedir. Ayakta bulunan çeşitli patolojileri de içermektedir.

 

Başparmağın MTF eklemi, bir sesamoid mekanizması ile eklemi stabilize eden ve motor kuvvet sağlayan bir grup intrensek kasa sahip olması nedeni ile özel bir eklemdir. Birinci parmağın ayak mekaniğindeki önemi, metatarsokuneiform eklemin lokalizasyonunun transvers ve medial longitudinal arkların kesiştiği yerde olmasından kaynaklanır. Medial longitudinal ark ayağın en önemli yük taşıyan yapısıdır ve yürüme sırasında optimal desteği sağlayabilmesi birinci parmağın kinematiğine bağlıdır.

 

 

Halluks Valgus Etiyolojisi:

 

Ayak, evrimsel değişiklikler sırasında esas fonksiyonu olan kavrama yeteneğinin çoğunu kaybetmiştir. Ancak bu değişiklikler sonucunda bile adduktor hallusis kası kavramayı kolaylaştıracak yerleşime sahip olarak kalmıştır. Antagonisti (bir kasın ters işlevini gören kas) olan abduktor hallusis kası ise mekanik olarak dezavantajlı durumdadır. Bu imbalansın halluks valgus etyolojisi ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

 

Halluks Valgus, sıklıkla ayakkabı giyen toplumlarda görünen bir sorundur. Halluks Valgus oluşumundaki temel nedenin ayakkabı alışkanlığı olduğunu destekleyen bir araştırmada Lam ve Hodgsson, ayakkabı kullanan toplumlarda normal nüfusun %33'u¨nde Halluks Valgus oluşumunda artış saptamışlardı. Ayakkabı giymeyen  toplumlarda ise bu oranın % 1,9 civarında olduğunu bildirmişlerdir.

 

Hereditenin pek çok kişide halluks valgus oluşumunu etkilediğine inanılmaktadır. Ancak genetik geçiş tam olarak gösterilememiştir.

 

Ayağın pronasyonuna ve ayak ön bölümünün abduksiyonuna neden olabilecek metatarsus primus varus (MPV), pes planus, pes planovalgus, pes ekinovarus deformiteleri de halluks valgus sebepleri arasındadır. Halluks valgusun diğer intrensek nedenleri arasında aşil tendon kontraktürü, generalize eklem laksitesi, MTF (metatarsofalangeal) eklem hipermobilitesi ile poliomyelit, serebral palsi, serebrovasküler olaylar gibi nörolojik hastalıklar, gut, romatoid artrit, psöriatik artrit gibi romatizmal hastalıklar, ayrıca başparmağın aşırı büyüklüğü, ikinci parmağın amputasyonu, polidaktili gibi daha seyrek göru¨nen durumlar da sayılabilir.

 

Bazı araştırmacılar halluks valgusun kadınlarda çok daha sık görünmesine dikkat çekmişlerdir. Ancak bunun sebebinin genetik geçişten çok kadınların erkeklere göre daha fazla sivri uçlu dar, topuklu ayakkabı giymeleri olduğu düşünülmektedir.

 

Değerlendirme:

 

Genelde halluks valgusun primer semptomu medial çıkıntı üzerindeki ağrıdır. Ayakkabı giyilmesine bağlı olarak o bölgede basınç oluşması en sık ağrı sebebidir. Medial çıkıntı üzerinde inflamasyonlu bursa, ciltte kızarma, kalınlaşma olabilir.

 

Fizyoterapist tarafından yapılacak değerlendirme, hastanın yürüyüşünün gözlemlenmesiyle başlar. Sonrasında hasta ayakta dururken ayak incelenir. Bu esnada halluks ve diğer parmakların deformite dereceleri belirlenir, longitudinal kemer ve arka ayak pozisyonu incelenir. Hasta otururken; ayak bileği eklemleri, transvers tarsal ve birinci MTP eklemlerin hareket açıklıkları belirlenir. Ön ayağın postürü; varus, valgus veya nötralde olup olmadığı incelenir. Birinci metatarsal eklem, ağrılı bölgeler ve sinovit olup olmadığı açısından dikkatlice palpe edilir. Eğer büyük bir medial çıkıntı varsa dorsomedial kutanöz sinirin palpasyonu, hassasiyete sebep olur. Birinci MTP ekleme nazikçe dorsofleksiyon ve plantar fleksiyon yaptırılırken ne kadar düzeltme sağlanabildiğinin anlaşılabilmesi için deformite düzeltilmeye çalışılır. Uzun süreli Halluks Valgus deformitelerinde başparmak dorsifleksiyona getirilemeyebilir. Bu da distal eklem yüzeyinin laterale deviye olduğunu veya artiku¨ler kartilajın ameliyat sonrasında da dorsifleksiyona izin vermeyecek derecede azaldığını gösterir. Birinci MTF eklemin hareketleri ölçülür. Bu, birinci ve ikinci MTF eklemlerin muayene eden tarafından birer elle sabitlenmesinden sonra birinci metatarsın dorsomedial ve plantar lateral yönlerde hareketi ile belirlenir.

 

Giyilen ayakkabının ayağa uygunluğu ve ayakkabıdaki deformiteler değerlendirilir. Hastanın mesleği, günlük aktiviteleri ve deformitesinin yaşamını ne ölçüde etkilediği öğrenilir. Hastanın beklentileri kaydedilir.

 

Radyolojik değerlendirme:

 

Ayağın radyografileri daima hasta ayakta yere basarken (ağırlık vererek) çekilmelidir. Temel olarak AP (anteroposterior grafi-dorsoplantar grafi-aksiyel grafi), lateral, oblik ve sesamoidtanjansiyel görüntüler elde edilir.

 

Halluks valgus deformitesinin değerlendirilmesinde kullanılan açılar;

1- Halluks valgus açısı: Bu açı halluks valgus değererlendirmesi için en sık kullanılan açıdır. 1. metatars ve proksimal (kalbe yakın olan) falanksın uzun aksları arasındaki açıyı değerlendirmektedir. Burada metatars ve proksimal falanks aksları, proksimal ve distalde (kalbe uzak olan) kemiğin eklem yu¨zlerini ikiye bölen noktalar arasında çizilmektedir. Normal değeri 8°-10° arasındadır.

 

2- 1. intermetatarsal açı ölçümü: 1. ve 2. metatarsların uzun aksları arasındaki açıyı değerlendirmektedir. Normal açılanmanın 10° ve altında olduğu kabul edilmektedir.

Açısal ölçümlerden halluks valgus açısı ve 1. intermetatarsal açı ölçümlerinin kullanımı ile kabul gören pratik bir sınıflama sistemi oluşturulmuştur ;

 

* Hafif halluks valgus: HV açısı 20°, 1.intermetatarsal açı ise 11°nin altındadır.

 

* Orta derecede halluks valgus: HV açısı 20°-40° arasındadır, 1. intermetatarsal açı 16°den azdır.

 

* İleri halluks valgus: Ciddi bir deformite olup, HV açısı 40°nin üzerindedir. 1.intermetatarsal açı 16°den büyüktür.

 

Nilgün Bek ve arkadaşlarının 2012 yılında yapmış oldukları halluks valgus deformitesi olan kadınlarda yürüme ve yaşam kalitesinin değerlendirildiği çalışmada, yaşları 18-55 yıl arasında değişen 30 halluks valgus tanısı konulmuş ve 30 birey çalışmaya katılmıştır.

 

* Bireyler deformiteleri açısından incelendiğinde, her iki ayakta da halluks valgus olduğu ve deformitenin bilateral gözlendiği tespit edilmiştir.

 

* Bireyler ağrı durumları yönünden değerlendirildiğinde; orta şiddette ağrıya (53.9±22.2) sahip oldukları gözlenmiştir.

 

* Yaşam kalitesi yönünden deney ve kontrol grubu karşılaştırıldığında, fiziksel fonksiyon, fiziksel rol, ağrı, sosyal fonksiyon, emosyonel rol, fiziksel bölüm özeti, mental bölüm özeti (p<0,001) ve zindelik/yorgunluk (p<0,05) parametrelerinde fark olduğu saptanmıştır.

 

* Yürüyüşün parametreleri açısından gruplar karşılaştırıldığında, adım genişiliği (p<0.05), ayak açısı (p<0.001), yürüyüş temposu yürüme hızı (p<0.05) açısından kontrol grubu lehine fark olduğu görülmüştür.

 

* Bu çalışma ile halluks valgus deformitesinin yürüyüş parametrelerini olumsuz yönde etkilediği ve bu durumun yaşam kalitesinde kısıtlılıklara yol açtığı tespit edilmiştir.

 

Konservatif Tedavi;

 

DOiT Sporcu Sağlığı merkezinde halluks valgus şikayeti ile merkezimize başvuran danışanlarımıza öncelikle detaylı postür değerlendirmesi ve ayak analizlerinden geçirilerek, vücut bir bütün olarak ele alınır. Danışan odaklı kişiye özel olarak uygulanan düzeltici egzersiz planlamaları ile halluks valgus deformitesine neden olan disfonksiyonları düzetmeye odaklanılır. Semptomları gidermeye, ağrıyı azaltmaya ve deformitenin ilerlemesini önlemeye yöneliktir.

 

* Kişinin ayak yapısına uygun ayakkabılar tavsiye edilir özellikle ağrılı süreçte ön ayağı daraltan sivri uçlu veya yüksek topuklu ayakkabılar bir süre önerilmez.

 

* İki ayağa eşit oranda yük verilmesi için yapılan postür ve yürüme analiziyle; ayak, diz, kalça ve sakroiliak eklemlerde disfonksiyonlar belirlenmesi durumunda  düzeltici program planlamasına dahil edilir.

* Ayak ve ayak bileği eklemi detaylı olarak incelenir. Görünen aşırı pronasyon  veya supinasyon postürü ile pes planus(düz tabanlık) ve pes cavus(yüksek tabanlı ayak) gibi deformitelere yönelik özellikle medial arkı ve transvers arkı destekleyecek kişiye özel olarak hazırlanan ortopedik tabanlıklar ile ayak desteklenir.

* Birinci parmak aralığına yerleştirilen parmak arası makara, halluks valgus gece splinti ile ayağı bütünüyle kavrayan pozisyonlayan ve koruyan plastik ayak ortezleri kullanılabilir.

 

* Baş parmağın poziyonunu destekleyecek şekilde kinezyotape veya rijit tape ile bantlama yapılır.

* Kas imbalansının ilerlemesini önlemeye yönelik pasif ve aktif egzersizler düzeltici egzersiz dahil edilir.

 

 

 

Ağrının artması ve semptomların ilerlemesi durumunda cerrahi müdahale için birey doktora yönlendirilir.

Arama Yap

+
doitLoad